Umut
New member
Papirüs Pastanesi’nin Sahibi Kimdir? Kaya Ailesinden Şemsettin Kaya’ya Uzanan Hikâye
Mustafakemalpaşa denince akla gelen yerel markalardan biri olan Papirüs Pastanesi hakkında internette zaman zaman “Sahibi kim?”, “Mehmet Kaya mı, Şemsettin Kaya mı?”, “Şubelerin sahipleri aynı kişi mi?” gibi farklı bilgilerle karşılaşmak mümkün. Ben de bu konuya merak eden bir müşteri gözüyle yaklaşınca, yalnızca işletmenin kime ait olduğunu öğrenmenin yeterli olmadığını düşündüm. Çünkü burada küçük bir pastanenin nasıl büyüyüp çok şubeli bir markaya dönüştüğü ve bu büyümenin müşteriler açısından ne ifade ettiği de önemli.
Elde bulunan güvenilir kaynakları karşılaştırdığımda ortaya çıkan tablo şu: Papirüs Pastanesi’nin kurucusu ve Papirüs Gıda Unlu Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı olarak öne çıkan isim Şemsettin Kaya’dır. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yayımladığı biyografide Kaya’nın 2013 yılında Mustafakemalpaşa’da Papirüs Pastanesi’ni kurduğu, işletmenin başlangıçta 17 metrekare ve 6 personelle faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Uludağ Üniversitesi
Papirüs’ün kendi internet sitesinde ise marka, “Kaya ailesi” tarafından 2013 Haziranında kurulmuş bir işletme olarak anlatılıyor ve Bedrettin Kaya, Önder Kaya ile Mehmet Kaya da markanın şefleri arasında gösteriliyor. Papirüs Dolayısıyla “Papirüs’ün sahibi kim?” sorusuna en doğru cevap Şemsettin Kaya olmakla birlikte, işletmenin gelişiminde Kaya ailesinin birden fazla ferdinin rol aldığı anlaşılıyor.
Burada bir ayrıntı daha var: Her Papirüs şubesinin doğrudan şirket merkezinin mülkiyetinde olması gerekmiyor. Örneğin 2024 yılında açılan Barış Mahallesi şubesinin haberinde işletmecinin Murat Pala olduğu, aynı açılışa Papirüs Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Şemsettin Kaya’nın da katıldığı belirtiliyor. Paşada - Mustafakemalpaşa Haber Sitesi+1 Bu nedenle “bir şubenin sahibi” ile “Papirüs markasının sahibi” ifadelerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Papirüs’ün Kuruluşundan Bugünkü Yapısına: Rakamlar Ne Söylüyor?
Şirketin hikâyesi açısından en dikkat çekici nokta, başlangıç ölçeği ile daha sonraki büyüme arasındaki fark. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin Karacabey Meslek Yüksekokulu tarafından yayımlanan Şemsettin Kaya biyografisinde, Papirüs’ün 2013 yılında 17 metrekarelik bir alanda ve 6 personelle başladığı; yedi yıl içinde 9.500 metrekarelik alana ve 150 personele ulaştığı ifade ediliyor. Uludağ Üniversitesi
Papirüs’ün kendi kurumsal tarihçesi de büyümenin aşamalarını veriyor: 2013’te Mustafakemalpaşa Çarşı, 2015’te Merkez, 2016 ve 2017’de Fevzipaşa, 2018 ve 2019’da Karacabey şubeleri, 2020’de Susurluk ve 2021’de Papirüs Plus gibi kilometre taşları sıralanıyor. Papirüs
Bu bilgiler önemli çünkü işletmenin yalnızca mahalle ölçeğinde faaliyet gösteren geleneksel bir pastane olmaktan çıkıp daha organize bir gıda markasına dönüştüğünü gösteriyor. Ayrıca markanın franchise başvuru sistemi sunması da büyümenin yalnızca şirket merkezinin doğrudan açtığı mağazalar üzerinden ilerlemediğine işaret ediyor. Papirüs
2025 yılında Papirüs Gıda’nın yerel spor kulübüyle yaptığı sponsorluk anlaşmasında da Şemsettin Kaya “Papirüs Gıda Unlu Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı” olarak yer alıyor. Haberde sponsorluk bedelinin 2 milyon TL olduğu ve anlaşmanın 1,5 sezon için yapıldığı aktarılıyor. Paşada - Mustafakemalpaşa Haber Sitesi+1
Peki Erkek Müşteri ile Kadın Müşterinin Papirüs’e Bakışı Gerçekten Farklı mı?
Burada biraz dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler objektiftir, kadınlar duygusaldır” şeklinde kesin bir ayrım yapmak bilimsel açıdan doğru olmaz. Cinsiyeti tek başına tüketici davranışının açıklaması olarak kullanmak, bireysel farklılıkları fazlasıyla göz ardı eder.
Nitekim gıda tüketimi üzerine yapılan bazı araştırmaların sonuçları da oldukça karmaşık. Örneğin 1987 tarihli bir araştırmada kadınlarla erkekler arasında yiyeceğe yönelik duygusal ve benlik bağlantılı ilgilenme düzeylerinde belirgin bir fark bulunmadığı bildirilmişti. Araştırmacı, kadınlarda sosyal boyutun faktör yapısında daha görünür olduğunu belirtse de genel tablo iki grubun düşündüğümüz kadar keskin biçimde ayrışmadığını gösteriyordu. ScienceDirect
Öte yandan İstanbul’da 347 kadın ve 291 erkekle gerçekleştirilen bir araştırmada, restoranlarda yiyecek seçimini etkileyen faktörlerin sıralamasında gruplar arasında bazı farklılıklar tespit edildi. Çalışmada kadınlar açısından ürün özellikleri ilk sırada yer alırken, erkeklerde sosyal ve zamansal özellikler ilk sıraya çıkmıştı. Ancak bu sonuçları “bütün kadınlar böyledir” veya “bütün erkekler böyledir” şeklinde yorumlamak doğru olmaz; araştırmanın örneklemi ve yöntemi belirli bir bağlamı temsil ediyor. DergiPark
Dolayısıyla forum tartışmasında “erkeklerin veri odaklı, kadınların duygusal” şeklindeki ayrımı bir toplumsal gözlem modeli olarak kullanabiliriz; fakat bunu biyolojik veya evrensel bir gerçek gibi görmemek gerekiyor.
Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşım: “Marka Gerçekten Ne Kadar Büyüdü?”
Diyelim ki Papirüs’e daha analitik yaklaşan bir müşteri var. Bu kişinin ilk bakacağı şey muhtemelen “Kaç şubesi var?”, “Ne zamandır faaliyet gösteriyor?”, “Kim yönetiyor?”, “Personel ve üretim kapasitesi nasıl gelişmiş?” gibi sorular olacaktır.
Bu açıdan bakıldığında Papirüs’ün hikâyesi oldukça ölçülebilir bir büyüme ortaya koyuyor. 2013’te başlayan marka, kendi sitesinde yıllara göre şube gelişimini açık biçimde yayımlıyor. Üniversite kaynağındaki biyografik bilgiler de başlangıçtaki 17 metrekare ve 6 kişilik yapıdan daha büyük bir işletmeye geçildiğini doğruluyor. Papirüs+1
Veri odaklı bir müşterinin soracağı başka bir soru ise şu olabilir:
“Büyüme müşteri deneyiminin aynı oranda iyileştiğini kanıtlıyor mu?”
Bunun cevabı hayır. Şube sayısının artması veya personel sayısının yükselmesi, tek başına ürün kalitesi ya da müşteri memnuniyetinin yüksek olduğunu kanıtlamaz.
Bu ayrım bence oldukça önemli. Bir işletmenin ekonomik büyümesi başka bir veri setidir; müşterinin yaşadığı deneyim başka bir veri setidir.
Duygusal ve Toplumsal Bakış: “Papirüs Sadece Pasta Satan Bir Yer mi?”
Diğer taraftan bir müşteri Papirüs’e yalnızca ürün ve fiyat üzerinden bakmayabilir. Pastane, özellikle küçük ve orta ölçekli şehirlerde sosyal hayatın bir parçası haline gelebiliyor. Doğum günü, nişan, bayram, aile buluşması, okul başarısı veya arkadaşlarla yapılan sıradan bir kahve buluşması gibi anlarda pastanenin kendisi de hatıranın bir parçasına dönüşebiliyor.
Bu nedenle duygusal ve toplumsal açıdan bakan bir müşteri “Pastanın tadı nasıldı?” sorusunun yanına “Bizi nasıl karşıladılar?”, “Çocuklarla rahat oturabildik mi?”, “Ailemizle kendimizi rahat hissettik mi?”, “Özel günümüzde çalışanlar yardımcı oldu mu?” gibi soruları da koyabilir.
Üstelik bu bakış yalnızca kadın müşterilere özgü değildir. Bir baba çocuğunun doğum günü pastasının hazırlanışına büyük önem verebilir. Bir erkek müşteri arkadaş grubuyla yıllardır aynı pastaneye gidiyor olabilir. Benzer şekilde bir kadın müşteri de yalnızca fiyat, gramaj, içerik ve ürün standardizasyonuyla ilgilenebilir.
Dolayısıyla cinsiyet yerine deneyim biçimlerini karşılaştırmak çok daha açıklayıcı.
Kadın ve Erkek Bakışlarını Karşılaştırırken Araştırmalar Bize Ne Söylüyor?
Tüketici davranışı konusunda daha yeni çalışmalar, cinsiyet ile sosyal ortamın birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini gösteriyor.
Örneğin 2023’te yayımlanan bir çalışmada 162 katılımcının yemek tercihleri incelenmiş ve insanların yiyecek tercihlerinin bulundukları sosyal ortama göre değişebildiği görülmüştür. Araştırmanın dikkat çekici sonucu, insanların yalnızca ne yemek istediklerine değil, başkalarının kendileri hakkında ne düşünebileceğine de göre seçim yapabilmeleridir. PMC+1
Mustafakemalpaşa denince akla gelen yerel markalardan biri olan Papirüs Pastanesi hakkında internette zaman zaman “Sahibi kim?”, “Mehmet Kaya mı, Şemsettin Kaya mı?”, “Şubelerin sahipleri aynı kişi mi?” gibi farklı bilgilerle karşılaşmak mümkün. Ben de bu konuya merak eden bir müşteri gözüyle yaklaşınca, yalnızca işletmenin kime ait olduğunu öğrenmenin yeterli olmadığını düşündüm. Çünkü burada küçük bir pastanenin nasıl büyüyüp çok şubeli bir markaya dönüştüğü ve bu büyümenin müşteriler açısından ne ifade ettiği de önemli.
Elde bulunan güvenilir kaynakları karşılaştırdığımda ortaya çıkan tablo şu: Papirüs Pastanesi’nin kurucusu ve Papirüs Gıda Unlu Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı olarak öne çıkan isim Şemsettin Kaya’dır. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yayımladığı biyografide Kaya’nın 2013 yılında Mustafakemalpaşa’da Papirüs Pastanesi’ni kurduğu, işletmenin başlangıçta 17 metrekare ve 6 personelle faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Uludağ Üniversitesi
Papirüs’ün kendi internet sitesinde ise marka, “Kaya ailesi” tarafından 2013 Haziranında kurulmuş bir işletme olarak anlatılıyor ve Bedrettin Kaya, Önder Kaya ile Mehmet Kaya da markanın şefleri arasında gösteriliyor. Papirüs Dolayısıyla “Papirüs’ün sahibi kim?” sorusuna en doğru cevap Şemsettin Kaya olmakla birlikte, işletmenin gelişiminde Kaya ailesinin birden fazla ferdinin rol aldığı anlaşılıyor.
Burada bir ayrıntı daha var: Her Papirüs şubesinin doğrudan şirket merkezinin mülkiyetinde olması gerekmiyor. Örneğin 2024 yılında açılan Barış Mahallesi şubesinin haberinde işletmecinin Murat Pala olduğu, aynı açılışa Papirüs Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Şemsettin Kaya’nın da katıldığı belirtiliyor. Paşada - Mustafakemalpaşa Haber Sitesi+1 Bu nedenle “bir şubenin sahibi” ile “Papirüs markasının sahibi” ifadelerini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Papirüs’ün Kuruluşundan Bugünkü Yapısına: Rakamlar Ne Söylüyor?
Şirketin hikâyesi açısından en dikkat çekici nokta, başlangıç ölçeği ile daha sonraki büyüme arasındaki fark. Bursa Uludağ Üniversitesi’nin Karacabey Meslek Yüksekokulu tarafından yayımlanan Şemsettin Kaya biyografisinde, Papirüs’ün 2013 yılında 17 metrekarelik bir alanda ve 6 personelle başladığı; yedi yıl içinde 9.500 metrekarelik alana ve 150 personele ulaştığı ifade ediliyor. Uludağ Üniversitesi
Papirüs’ün kendi kurumsal tarihçesi de büyümenin aşamalarını veriyor: 2013’te Mustafakemalpaşa Çarşı, 2015’te Merkez, 2016 ve 2017’de Fevzipaşa, 2018 ve 2019’da Karacabey şubeleri, 2020’de Susurluk ve 2021’de Papirüs Plus gibi kilometre taşları sıralanıyor. Papirüs
Bu bilgiler önemli çünkü işletmenin yalnızca mahalle ölçeğinde faaliyet gösteren geleneksel bir pastane olmaktan çıkıp daha organize bir gıda markasına dönüştüğünü gösteriyor. Ayrıca markanın franchise başvuru sistemi sunması da büyümenin yalnızca şirket merkezinin doğrudan açtığı mağazalar üzerinden ilerlemediğine işaret ediyor. Papirüs
2025 yılında Papirüs Gıda’nın yerel spor kulübüyle yaptığı sponsorluk anlaşmasında da Şemsettin Kaya “Papirüs Gıda Unlu Mamulleri Yönetim Kurulu Başkanı” olarak yer alıyor. Haberde sponsorluk bedelinin 2 milyon TL olduğu ve anlaşmanın 1,5 sezon için yapıldığı aktarılıyor. Paşada - Mustafakemalpaşa Haber Sitesi+1
Peki Erkek Müşteri ile Kadın Müşterinin Papirüs’e Bakışı Gerçekten Farklı mı?
Burada biraz dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler objektiftir, kadınlar duygusaldır” şeklinde kesin bir ayrım yapmak bilimsel açıdan doğru olmaz. Cinsiyeti tek başına tüketici davranışının açıklaması olarak kullanmak, bireysel farklılıkları fazlasıyla göz ardı eder.
Nitekim gıda tüketimi üzerine yapılan bazı araştırmaların sonuçları da oldukça karmaşık. Örneğin 1987 tarihli bir araştırmada kadınlarla erkekler arasında yiyeceğe yönelik duygusal ve benlik bağlantılı ilgilenme düzeylerinde belirgin bir fark bulunmadığı bildirilmişti. Araştırmacı, kadınlarda sosyal boyutun faktör yapısında daha görünür olduğunu belirtse de genel tablo iki grubun düşündüğümüz kadar keskin biçimde ayrışmadığını gösteriyordu. ScienceDirect
Öte yandan İstanbul’da 347 kadın ve 291 erkekle gerçekleştirilen bir araştırmada, restoranlarda yiyecek seçimini etkileyen faktörlerin sıralamasında gruplar arasında bazı farklılıklar tespit edildi. Çalışmada kadınlar açısından ürün özellikleri ilk sırada yer alırken, erkeklerde sosyal ve zamansal özellikler ilk sıraya çıkmıştı. Ancak bu sonuçları “bütün kadınlar böyledir” veya “bütün erkekler böyledir” şeklinde yorumlamak doğru olmaz; araştırmanın örneklemi ve yöntemi belirli bir bağlamı temsil ediyor. DergiPark
Dolayısıyla forum tartışmasında “erkeklerin veri odaklı, kadınların duygusal” şeklindeki ayrımı bir toplumsal gözlem modeli olarak kullanabiliriz; fakat bunu biyolojik veya evrensel bir gerçek gibi görmemek gerekiyor.
Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşım: “Marka Gerçekten Ne Kadar Büyüdü?”
Diyelim ki Papirüs’e daha analitik yaklaşan bir müşteri var. Bu kişinin ilk bakacağı şey muhtemelen “Kaç şubesi var?”, “Ne zamandır faaliyet gösteriyor?”, “Kim yönetiyor?”, “Personel ve üretim kapasitesi nasıl gelişmiş?” gibi sorular olacaktır.
Bu açıdan bakıldığında Papirüs’ün hikâyesi oldukça ölçülebilir bir büyüme ortaya koyuyor. 2013’te başlayan marka, kendi sitesinde yıllara göre şube gelişimini açık biçimde yayımlıyor. Üniversite kaynağındaki biyografik bilgiler de başlangıçtaki 17 metrekare ve 6 kişilik yapıdan daha büyük bir işletmeye geçildiğini doğruluyor. Papirüs+1
Veri odaklı bir müşterinin soracağı başka bir soru ise şu olabilir:
“Büyüme müşteri deneyiminin aynı oranda iyileştiğini kanıtlıyor mu?”
Bunun cevabı hayır. Şube sayısının artması veya personel sayısının yükselmesi, tek başına ürün kalitesi ya da müşteri memnuniyetinin yüksek olduğunu kanıtlamaz.
Bu ayrım bence oldukça önemli. Bir işletmenin ekonomik büyümesi başka bir veri setidir; müşterinin yaşadığı deneyim başka bir veri setidir.
Duygusal ve Toplumsal Bakış: “Papirüs Sadece Pasta Satan Bir Yer mi?”
Diğer taraftan bir müşteri Papirüs’e yalnızca ürün ve fiyat üzerinden bakmayabilir. Pastane, özellikle küçük ve orta ölçekli şehirlerde sosyal hayatın bir parçası haline gelebiliyor. Doğum günü, nişan, bayram, aile buluşması, okul başarısı veya arkadaşlarla yapılan sıradan bir kahve buluşması gibi anlarda pastanenin kendisi de hatıranın bir parçasına dönüşebiliyor.
Bu nedenle duygusal ve toplumsal açıdan bakan bir müşteri “Pastanın tadı nasıldı?” sorusunun yanına “Bizi nasıl karşıladılar?”, “Çocuklarla rahat oturabildik mi?”, “Ailemizle kendimizi rahat hissettik mi?”, “Özel günümüzde çalışanlar yardımcı oldu mu?” gibi soruları da koyabilir.
Üstelik bu bakış yalnızca kadın müşterilere özgü değildir. Bir baba çocuğunun doğum günü pastasının hazırlanışına büyük önem verebilir. Bir erkek müşteri arkadaş grubuyla yıllardır aynı pastaneye gidiyor olabilir. Benzer şekilde bir kadın müşteri de yalnızca fiyat, gramaj, içerik ve ürün standardizasyonuyla ilgilenebilir.
Dolayısıyla cinsiyet yerine deneyim biçimlerini karşılaştırmak çok daha açıklayıcı.
Kadın ve Erkek Bakışlarını Karşılaştırırken Araştırmalar Bize Ne Söylüyor?
Tüketici davranışı konusunda daha yeni çalışmalar, cinsiyet ile sosyal ortamın birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini gösteriyor.
Örneğin 2023’te yayımlanan bir çalışmada 162 katılımcının yemek tercihleri incelenmiş ve insanların yiyecek tercihlerinin bulundukları sosyal ortama göre değişebildiği görülmüştür. Araştırmanın dikkat çekici sonucu, insanların yalnızca ne yemek istediklerine değil, başkalarının kendileri hakkında ne düşünebileceğine de göre seçim yapabilmeleridir. PMC+1