Ekmek sayılabilen mi sayılamayan mı ?

Umut

New member
Ekmek Sayılabilen mi, Sayılamayan mı? Gelecekte İngilizcede Bu Kullanım Değişir mi?

Ekmek Sayılabilen mi, Sayılamayan mı? İlk Bakışta Basit, Aslında İlginç Bir Soru

İngilizce öğrenirken insanın karşısına çıkan bazı sorular vardır; ilk anda “Bunun neresi zor?” dedirtir ama cümle kurmaya başlayınca küçük bir ayrıntının bütün ifadeyi değiştirdiğini fark ettirir. “Bread” yani “ekmek” de bunlardan biri. Türkçede rahatlıkla “bir ekmek, iki ekmek, üç ekmek” diyebildiğimiz için İngilizcede de “a bread” veya “two breads” demek doğal geliyor. Fakat standart İngilizcede temel kullanım farklı: bread genellikle sayılamayan (uncountable) bir isimdir.

Cambridge Dictionary, “bread” kelimesini temel anlamında , yani uncountable olarak gösteriyor. British Council da bread kelimesini sayılamayan isimler arasında veriyor.

Burada forum açısından asıl ilginç nokta şu: Bu yalnızca bugünün İngilizce dilbilgisi kuralı mı, yoksa gelecekte kullanım değişebilir mi? Dil sürekli dönüşüyor. Peki “bread” kelimesinin kullanımında da benzer bir değişim görmemiz mümkün mü?

Kısa Cevap: “Bread” Genel Olarak Sayılamayandır

Standart İngilizcede genel olarak “bread” sayılamayan isimdir.

Bu nedenle:

- I bought some bread. → Biraz ekmek aldım.

- There is some bread on the table. → Masada biraz ekmek var.

- How much bread do we need? → Ne kadar ekmeğe ihtiyacımız var?

- I ate a slice of bread. → Bir dilim ekmek yedim.

- We bought a loaf of bread. → Bir somun ekmek aldık.

Buna karşılık “I bought a bread” ifadesi genel kullanım açısından doğal kabul edilmez. Ekmek miktarını veya tek tek parçalarını belirtmek istediğimizde “a loaf of bread”, “a slice of bread”, “a piece of bread” veya bağlama göre “a roll” gibi sayılamayan “bread” kelimesini sayılabilir bir ölçü ya da kapla ilişkilendiren yapılar kullanılır.

Cambridge Grammar da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor: Sayılamayan “bread” için “a loaf of bread” veya “a bread roll” gibi sayılabilir ifadeler kullanılabiliyor.

Peki Neden “Bread” Sayılamıyor?

Buradaki mesele ekmeğin fiziksel olarak sayılıp sayılamaması değil. Sonuçta fırında duran on somun ekmeği tek tek sayabiliriz. Dilbilgisindeki “countable/uncountable” ayrımı, bir ismin belirli bir anlamda nasıl kavramsallaştırıldığıyla ilgilidir.

İngilizcede “bread”, çoğunlukla yiyecek maddesinin genel adıdır. Bu nedenle “water”, “rice”, “milk” veya “sugar” gibi sayılamayan isimlerle benzer davranış gösterir.

Mesela “How many bread?” diyemeyiz. Bunun yerine:

How much bread?

deriz.

Ancak konuştuğumuz nesneleri ayrı birimlere dönüştürdüğümüzde sayı kullanabiliriz:

How many loaves of bread?

Burada artık “bread”i değil, “loaves” yani somunları sayıyoruz.

British Council'ın açıklamasında da sayılamayan isimlerin doğrudan sayılarla kullanılmadığı, bunun yerine “some bread” veya “one loaf of bread” gibi yapıların tercih edildiği belirtiliyor.

“Breads” Hiç mi Kullanılamaz? İşte İşin İlginç Tarafı

Burada cevap kesinlikle “asla” değil.

İngilizcede bazı sayılamayan isimler belirli bağlamlarda sayılabilir şekilde kullanılabilir. Cambridge Grammar, sayılamayan isimlerin bazen farklı türleri veya örnekleri ifade etmek için countable kullanılabildiğini açıklıyor.

“Bread” için de özellikle farklı ekmek türlerinden bahsederken “breads” kullanılabilir.

Örneğin:

The bakery offers several traditional breads.

Buradaki “breads”, “birkaç ekmek parçası” anlamına gelmek zorunda değildir. Daha çok “birkaç farklı ekmek çeşidi” anlamındadır.

Oxford Learner’s Dictionaries de “bread” için hem sayılamayan hem de belirli kullanımlarda sayılabilen bir isim olduğunu gösteriyor ve “specialty breads” örneğini veriyor.

Dolayısıyla “bread sayılamaz” demek başlangıç seviyesi için faydalı bir kuraldır ama ileri düzeyde eksik kalabilir.

Gelecekte “Bread” Daha Fazla Sayılabilir Hale Gelebilir mi?

Bence burada iki farklı geleceği birbirinden ayırmak gerekiyor.

Birinci senaryo, standart kullanımın devam etmesi. Bu bana daha güçlü ihtimal gibi geliyor. Çünkü “bread” kelimesinin sayılamayan kullanımı İngilizcenin temel sözlük ve öğretim kaynaklarında yerleşmiş durumda. Cambridge ve British Council gibi kaynakların güncel açıklamalarında hâlâ “bread” sayılamayan isim olarak öğretiliyor.

İkinci senaryo ise bazı özel bağlamlarda “breads” kullanımının daha görünür hale gelmesi. Küreselleşen gıda kültürü burada önemli olabilir. Bugün insanlar yalnızca “bread” demek yerine sourdough, rye bread, wholemeal bread, flatbread, focaccia, ciabatta ve benzeri farklı ekmek türlerinden daha fazla söz ediyor.

Dolayısıyla gelecekte özellikle gastronomi, restoran, fırıncılık, gıda pazarlaması ve sosyal medya dilinde “breads” kelimesini daha sık görmemiz şaşırtıcı olmaz.

Ancak bu, “bread artık sayılabilir olacak” anlamına gelmez. Daha olası değişim, “bread”in türleri veya çeşitleri söz konusu olduğunda sayılabilir kullanımının yaygınlaşmasıdır.

Erkeklerin Stratejik Bakışı, Kadınların İnsan Odaklı Bakışı: Dil Geleceğini Kim Belirliyor?

Bu konuda kadınlar ve erkekler arasında kesin dil kullanımı farkları varmış gibi konuşmak doğru olmaz. Bireysel eğitim, yaş, meslek, kültür, ana dil ve İngilizceye maruz kalma düzeyi çok daha anlamlı değişkenlerdir.

Yine de forum tartışmasını genişletmek açısından farklı bakış açılarını dengeli biçimde ele alabiliriz.

Stratejik açıdan düşünen bir kullanıcı, gelecekte “bread” kelimesinin özellikle e-ticaret, yapay zekâ destekli dil sistemleri, restoran menüleri ve uluslararası pazarlamada nasıl standartlaştırılacağını sorgulayabilir. Örneğin küresel bir gıda şirketi ürünlerini farklı İngilizce konuşulan pazarlara sunarken “bread”, “loaf”, “roll” ve “breads” ayrımlarını daha bilinçli kullanmak zorunda kalabilir.

İnsan ve toplum odaklı düşünen bir kullanıcı ise başka bir soru sorabilir: Farklı kültürlerdeki ekmek kavramlarının İngilizceye aktarılması nasıl değişecek? Türk ekmeği, lavaş, bazlama, pide veya farklı yöresel ekmekler uluslararası iletişimde daha fazla görünür hale geldikçe “bread” kelimesinin kapsamı da kültürel olarak genişleyebilir mi?
 
Üst Alt