Allah kimleri seçer ?

YuvarlakMasa

Global Mod
Global Mod
Allah Kimleri Seçer? Biraz Mizah, Biraz Ciddiyet: Kaderin İronik Yolu

Hadi bir düşünün, Allah, seçme konusunda kimin kriterlerine göre hareket eder? Birinin dondurması düşerken dua edenler, diğerlerinin sabahları kahvesi olmadan güne başlamadığı bir dünyada, kimler aslında Allah’ın favorileri olabilir? Pekâlâ, bu soruyu ciddiyetle mi sormalıyız yoksa eğlenceli bir şekilde mi? Kaderin derin gizemlerine dalmaya başlamadan önce, belki de biraz eğlenmek gerek… Çünkü, “Allah kimleri seçer?” sorusu sadece derin bir dini mesele değil, aynı zamanda hayatın pek çok yönüyle alakalı oldukça mizahi bir kavram.

Seçilenler: Sadece Kutsal Kişiler Mi?

Evet, hepimizin bildiği gibi, insanlık tarihi boyunca bir sürü ünlü isim, adeta "Allah tarafından seçilmiş" gibi görülmüştür. Peygamberler, halifeler, alimler… Birçoğu, Allah’ın planında yer almak için özel olarak seçilmiş insanlar gibi kabul edilmiştir. Peki, ama ya sıradan insanlar? Mesela, sabahları bir bardağı su içerken "Allah, benim için iyi bir gün yarat" diyen o komşu teyze ya da bakkaldan süt almaya giderken dua eden o adam? Onlar ne olacak?

Herkesin bu kadar yüksek makamlara ulaşması elbette mümkün değil. Ancak, belki de "seçilmişlik" konusundaki algımız biraz dar bir pencereye sıkışmış olabilir. Allah kimleri seçer sorusunun cevabı, birinin yalnızca kutsal bir görevde yer almasıyla sınırlı değil. Belki de Allah, daha farklı şekillerde bizi her gün “seçiyor”, en küçük anlarda bile… Kim bilir, belki de sabahları gözlerimizi açarken “bugün yine şanslıyım” diye hissettiren o mucize, Allah’ın bir işaretidir.

Erkeklerin Stratejik, Kadınların Empatik Yaklaşımları: Allah’ı Seçme Yolu?

Şimdi, konuyu biraz daha derinlemesine ele alalım. Erkekler genellikle çözüm odaklı yaklaşırlar. Mesela, bir meseleyle karşılaştıklarında, “Allah beni bu soruyu çözebilecek biri olarak seçti” gibi bir yaklaşım sergileyebilirler. Belki de Allah’ın işaretini bir tür "stratejik düşünme" olarak yorumluyorlar. Eğer Allah’ın bir insanı seçme kriterlerini düşünürsek, belki de Allah, kişileri kendi yeteneklerine göre belirliyor. Erkeklerin “bunu yapabilirim” dediği, hayatın zorluklarına karşı cesurca çıkmak istedikleri o anlar, Allah’ın da “Evet, sen buradan geçebilirsin” dediği anlar olabilir.

Kadınlar ise genellikle empatik ve ilişki odaklı bir bakış açısına sahipler. Bir olay karşısında, “Allah beni güçlü kılarak bu süreci atlatmam için seçti” demek yerine, Allah’ın onları başkalarına yardım etme ve çevresindekilerin hayatına dokunma göreviyle seçtiğini düşünüyor olabilirler. Yani, belki de Allah, seçimlerini daha çok insan odaklı bir yaklaşımla, kalpten kalbe bir bağ kurma noktasında yapıyor. Kadınların derin düşünceleri ve başkalarını anlama becerisi, belki de Allah’ın onları seçmesindeki faktörlerden biri.

Ama tabii, buradaki genel yaklaşım, çok da klişe olmadan, her iki tarafın da Allah’ın seçimini farklı şekillerde algılayabileceğini gösteriyor. Herkesin algılaması farklı, belki de her bireyin hayatına dokunan seçilmişlik, onun kişisel yolculuğunda başka bir anlam taşıyor.

Allah’ın Seçimi: Kader Mi, Tesadüf Mü?

Bazı insanlar, hayatın her anında Allah’ın takdirine inanır, her olayın bir amacı ve hikmeti olduğunu düşünür. Yolda düşen bir taş, bir işe başlamakta geç kalmak, ya da bir ilişkiyi sona erdirmek… Belki de Allah bu küçük anları, insanın ruhunu güçlendirmek ve sınamak için düzenliyor. Her şeyin bir anlamı olduğu düşüncesi, kaderin zorlayıcı bir yönü olabilir. Ancak, bazen bu anlamı anlamak kolay olmayabilir.

Diğer yandan, bazen de işler “tesadüf” gibi görünür. “Allah kimleri seçer?” sorusuna cevap ararken, belki de hayatın bir parçası olarak karşımıza çıkan tesadüflerin Allah’ın bir aracı olduğu gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz. Sonuçta, Allah’ın seçimi hem planlı hem de bazen çok hoş bir sürpriz gibi olabilir.

Herkes Allah’ın Seçtiklerini Görebilir Mi?

Gelelim, belki de en zor soruya: Herkes Allah’ın kimleri seçtiğini görebilir mi? Gerçekten de, Allah’ın seçimi her zaman bizim gözlerimizle görülebilir mi? Belki de, gerçek “seçilmişlik” aslında başkalarının bizlere nasıl bakmakta olduklarında saklıdır. Başkalarının hayatına dokunan insanlar, belki de Allah’ın “seçilmiş kulları”dır. Kimi insanlara maddi başarılar gelir, kimileri ise insanları bir araya getirerek kalpten bir bağ kurar. Belki de seçilmiş olmak, toplumun ya da çevremizin hayatımıza kattığı anlamda saklıdır.

Sonuç: Allah Kimleri Seçer? Belki Biz de O Seçilmiş Kullardan Biriyiz!

Peki, bu sorunun cevabını kesin olarak bilmek mümkün mü? Bunu yalnızca Allah bilir, tabii ki. Ama belki de asıl önemli olan, her birimizin seçilmişliğini kendi hayatımızda nasıl anlamlandırdığımızdır. Eğer Allah’ın seçtiklerini görmek istiyorsak, belki de önce kendimizle ve çevremizle daha empatik, daha stratejik bir bağ kurmalıyız.

Ve tabii, hayatın her anında bir doz mizah ve biraz da şükür! Çünkü belki de Allah, o anda en çok ihtiyacımız olan şeyin tam da bizim yanımızda olduğunu seçmiştir. Kim bilir?